30.11.2011

yeni bir başlangıç

ne zaman olmadı ki?
hayatta kocaman şeyleri gözardı edip, küçücük şeyleri gözüme sokuyorum. kendi hayatımı zorlaştırmaktan başka ne yapıyorum acaba? yıllar önce, daha küçük bir lise çocğuyken odamın duvarına kalın asetatlı kalemle kcaman yazmıstım, ''bugün kendin için ne yaptın?''. o zamanlar hayatımı sorgulayan ve yaşantımı kontrol altında tutmaya çalışan şimdiden çok daha olgun bir ruhum vardı. ya da sanıyorum. çünkü bir süre sonra o yazının yanına başka bir cümle eklendi. '' çok yaratıcı biriyim, acaip sorun yaratırım''. tam isabet. şimdi dönüp bakıyorum gerçekten de o zaman kendime 15 yıllık bir zaman sürecinde özetleyen bir cümle kurmuşum. itiraf edip gözümün önüne de koymusum. ama nafile. neye yaradı? hala aynıyım. tek farkla artık kendini sorgulayan, ya da sorgulma fikrini bile taşımayan birine dönüştüm. yıllar mı bu süreçte insanın kendiyle olan ilgisini kaybetmesine sebep oluyor? bilmiyorum. içi boş bir teneke kutusu gibi yuvarlanarak ilerliyorum. ve meyil bellli ki aşağı doğru.
insanın kendini geliştirmesi, içinde olan alaca renlerin uçlarını birer birer bulup çekmesi, kaosunu düzeltmesi... bir nevi ruhunu ütülemesi lazım.kıskançlık, korku,tembellik gibi hayatımızı farkettirmeden zora sokan alıştığımız hallerimizi farkedip üstüne gitmesi lazım. yeni kararlar alması, bazılarından vazgeçmesi ve bunu durmadan yapması lazım. ben? hiç birini yapmıyorum. mesela aylık nöbet listesi tüm enerjimi düşürebilen bir şey. halbuki gerçek olan bir şey bu asistanlık bitmeden ya da bir kaç yıl geçmeden bu durumun değişmeyeceği. ha bir eksik ha bir fazla. elden ne gelir ki?ya da kıdemlimin kim olduğu, senle nöbet tutmak istemiyorum demeyi gözüm kesmiyor da.
aslında...dün kötü bi şey oldu. ben çok sevdiğim biriyle çok sevdiğim başka biri yüzünden kavga ettim. hem de kötü bir kavga. öyle ki şiddetinden korkup ağlamaya başladım. gülme bana, kızlar işte dediğini duyar gibiyim. yok ama bir kıza yakışmayacak şeyler söyledim. bazen nadir de olsa kontrolümü tamamen kaybediyorum. ama bunu tabii ki ve herkes gibi nazımın geçtiği yani beni seven insanlara yapıyorum.biliyorum yanlış yapıyorum.hadi dün döndük ucundan ama ya başka bir gü geri dönüşsü bir yola girersem? olası yani. ben bu pervasız halde oldukça.
kendimle konusmayı, sonra yazmayı,enstrumanlarımı çalmayı hepsini bıraktım. ve yalnızım. içimdekileri dökebileceğim bir arkadaşımın olmadığını biliyorum. hani herşeyim paylaştığım türde biri. yoksa arkadaşlarım var, çok sevdiğim, sevildiğimi bildiğim ve güvendiğim. ama.. hani paylaşılan sırdaşlığın birbirini ayna kadar yansıttığı türden bir dostluk.eskiden vardı böyle biri. biliyorsun pınar. yıllarımı dakika dakika neredeyse birlikte yaşadığım. ruhumun düğümlerini ona anlatırken yavaş yavaş açardım. ben bulamazsam ipin ucunu o gösterirdi. hani caın sıkılınca ilk aradığın... ama şimdi yok. artık kendimle ilgili hiç bi şeyanlattığım kimse yok. annem,babam,eşim... epsi ruhumdan kısım kısım biliyorlar. belki büyümenin doğası budur ne dersin? 28 yaş...
kendime yabancı,yaşıma yabancıyım. sebebi? çünkü yaşadığım hayatı reddediyorum. evlendim ama yastığımın yanına pelus ayımıotrutup öyle uyuyorum. sanırım kabullenemediğim için de zaman bana sırtçeviriyor.
şimdi hayatıın en büyük bahanesi, ertelediğim her şeyin.. asistanlık ve nöbetler. peki asistanlı btiiğinde yani 2,5 sene sonra? o zaman da belki birçocuk? obüyüdükten sonra, ki o kadar yaşayacak mıyım? meçhul... geriye akıgiden bir ömür...
allahım yine o onulmaz melankolim hayır daha da kötüsü umutsuzluğum... melankolinin kendine has bir keyfiyeti vardır ya halbuki benimkisi gerçek birboşluk.
senle konusmayalı,kendimle konusmayalı uzun zaman olmuştu. iyi geldi. bu blog bana bir zamanlar bir yazarlık deneme çabasıydı. belki biraz etiket ve beğenilme arzusu. sonra babamla konustuğum bir sır kutusu oldu. sonra, yazmaktan yoruldu. ama şimdi, artık kendi kendimizeyiz. zaman bu arada beni takibeden bir kaç kişiyi de aldı götürdü. kimi bloglarını kapadı kimi takipsizlik kararı verdi. artık kendimi daha cesur anlatabileem sana. çünkü ne yakın arkadaşlarım ne sevgilim kimse dokunmuyor mahremimize.
sence yapabilir miyim?
yeni bir başlangıç...

2 yorum:

Deliler Teknesi dedi ki...

Sen başla yeter ki... Biz takipsizlik kararını gözden geçiririz... Selamlar.

boynu bukuk bir papatya dedi ki...

:) ...