2.09.2009

anladım masaldaki herkes benim

klasiktir ya, hayat bir masal, hayat sahnesinde rolümüzü yapıyoruz, onun hayatı külkedisi masalı gibiydi yok diğeri sindrella falan. herkes kendi masalında kendini başrol yapar doğal oalrak. dünya nasıl onun etrafında dönüyorsa hikaye de öyle kurgulanır. pamuk prnsessinizdir bir gün mutlu, kuşlarla şarkı söyleyen diğer gün mutsuzsunuzdur, ve kuleye hapsolmuş lepiska saçlı hüzünlü güzel oluverirsiniz. kötü kalpli cadılar, vezirler hep başkasıdır. hiç deli dumrul gibi hissetmemişsinizdir kendinizi.
ben anladım ki bir masal varsa , bir rolüm yok. bütün roller benim. zehirlenen de benim elmayı yediren de. prenses de beim cadı da. yol sorduğum tavşan da benim soran prens de. ne alaka bunlar bu saatte.
her zaman önemli olduğumu düşünürüm. bilmeden de olsa. oysa ben kötü, ben silik, ben iyilik meleği, ben cellat,ben haksız, ben doğru, ben sadece anlatıcı olabilirmişim. oluyormusum daha doğrusu. ben kimim ki? neden bu yazıda bile bu kadar çok ben var. bencilliğin doruk noktası bu. kendini yok sayarken bile.
her zaman aldığım kararlar doğru mu oldu? tabiiki hayır. ve malesef bunları alt alta sıralayabilecek kadar yaşadım. elimden kayıp gidenler, benim bıraktıklarım. çok kaybedip çok kazandım. kaybettikçe kazanmak istemez oldum. geri durdum. sesizleştim,durgunlaştım. içimdekiler ayan beyan oldu gün yüzüne. utandım bazen de gurur duydum kendimle.
şimdi neden bu kadar mutsuzum?

1 yorum:

hiç kimse ve hiç bişey hakkında her bişey dedi ki...

Monday, August 31, 2009
.

herkesin içinde vardır biraz yalancı. biraz seks düşkünü. biraz inanmaya ihtiyacı olan. biraz iyi. biraz kötü. biraz alkolik. biraz yeşilaycı. biraz üç kağıtçı. biraz romantik. biraz acımasız. biraz dürüst.

aslolan oranı tutturabilmek.

böyle buyurdu hiç kimse ve hiç bişey hakkında her bişey