21.12.2009

GERÇEKten KOMİK

Ankara'da bir devler dairesi. Orta yaşlı bir adam merdivenleri çıkar. Karşısına çıkan geniş koridorun ortasında, sağlı sollu dizilmiş onlarca kapıya bakar. Ulan hangisiydi acaba diyerek cebinden katlanmış küçük bir kağıt çıkartır. Pardon burası neresi acaba diye telaffuz edemediği için kağıtta yazılanı,elindeki dosyalardan, orda çalıştığını düşündüğü bir kadına sorar. kadının tarifi üzere bir odanınn önüne gelir. kapıyı vurur. içeri girer, ürkek adımlarla bir masanın önünde,başını kara ciltli dosyasına gömmüş bir memur. çatal bir sesle selamün...susar..hayırlı...boğazını temizler...eyi günler efendim.
bizim bu pek mahçup beyimiz beş sene önce kaybettiği rahmetli pederinin emekli maaşını hala almaktadır.nasıl olur demeyin,olay bi on on beş sene öncesinde geçiyor.ölüm ilamını mı vermemişler ne.o zamanlar kayıt sistemi şimdiki gibi değil tabi. neyse biz hikayeye dönelim. mevzuyu anladıktan sonra memur, seni Ü... şefe götürecez der. adamın kaygılı yüzü birden aydınlanır.Şef mi?... kalkarlar şefin odasının önünde sen bekle der memur. Kapı tekrar açılır,içerden gençten bir ses gel der. gelir,elleri ceketinin önünü kavuşturarak. otur der şef,oturur bizimki pek de gençmiş diye içinden geçirerek. anlat bakalım, nedir senin şu mesele, bir de senden dinleyelim. Bizim mahçup bey rahatlamıştır, derin bir nefes alır. gözlerinde kaçamak bir gülümseme yerleşir. sesi yalnız ikisine mahsus bir mevzuu imişçesine alçalarak başlar konuşmaya. yanlış anlamayın beyim ben de şefim, der. Ü..Şef şaşırırı.Öyle mi,nerde şefsiniz? . Adam kendi dengini bulmanın verdiği rahatlıkla yırttık bu işten diye düşünürken cevaplar.Hayri Piliç Lokantasında...o böyle düşüne dursun oda çoktan toplu gülme krizine girmiştir.

2 yorum:

Aşk-ı Beka dedi ki...

çok güzel :))

wabişş sen öykücü olacaksın
kitapçılarda öykü kitaplarını görüp alıp imzalatıp okuyacağız :)
yeter ki böle yazmaya devam et

boynu bukuk bir papatya dedi ki...

canım..teşekkür ederim..
sizin gibi büyük bir yazardan bunları duymak çok güzel :)