19.01.2009

elma ıhlamur tarçın karanfil

selamlar...
uzun zamandır, net bağlantımla ilgili bi nedenden dolayı yoktum. beni merak edenler olmuş, af buyursunlar.
adanadayım, hava en fazla yağışlı oluyor efedim. diyaliz kursu müthiş. 8 de başlayıp en geç 10:30 civarında bitiyor. bölüm şefi ve bizim hocamız. zenci. hem de afrika zencisi. yani göç etmeyenlerinden. sudanlı sanırım adı sıdduk mommin yani sıddık mümin. telaffuzu, tonlamaları çok eğlenceli. hastalarla diyaloğu falan adsam kısa ve net. durum sormaya gelenlere hocanın cevapları o iyi öbürü kötü şeklinde. tatmin olmayan hasta yakınları da bu değilşik kişilik karşısında bize oldukları gibi ısrarcı olamıyolar. grup 8 kişi. bi kısmı evli çocuklu. en küçükleri benim. bi cuma abi var.. bomba. tıp faültesi formatı o kadar standartmış ki hangi fakültedensin, kaç sene önce mezun olmuşsun hiç değişmiyor. hoca visit esnasında soru soruyor, cuma abi- 50 yaşlarında,şiveli konuşan, kendi haline bi adamcağız- bilse de bilmese de atlıyor. hoca sıkıştırıyor anında laf değiştiriyor. yani tipik bilmez ama sallar üstlik de öyle profesyonel sallar ki hoca sinirlenir sinirlenir en son noktada anında lafı hocanın söylediğine getirir ve hocanın içinde patlar.öğrenciliğini tahmin edebiliyorum.neyse amacım kurstaki kişileri tanıtmak değil en azından be sefer.
her gün eve öğlen saatlerinde geliyorum. odama geçiyorum. annem ne yazıyla ne alaka diyebileceğiniz başlığı açıklayacak bi güzel çay getiriyor. kokusu yumuşacık. sonra ben kendime bi sabahlık aldım ki şeker mi şeker bir mor üstelik polar. giyiyorum yumuşacık. ayaklarıma canan bilir üzeri bebekli patik çoraplarımı geçiriyorum. nedense bi küçük kız çocuğu modunda olmaa çalışıyorum. neyse zaten içime de giydiğim ayıcıklı bilimum pijamayla tamamladığım kombinasyon dahilinde başka bi şeye benzeytilmem pek mümkün olmuyor. sonra derse başlıyorum. çalışıyorum çalışıyorum çalışıyorum...evet burada ilginç bi şey yok. ha kilo aldım. gerçi buy da"ilgin.ç sayılmaz çok olağan bi süreç ama olsun. işte bugün mesela kendime yulaflı mısır gevreği aldım ama çikolatalı :) durum bu yani :)
arada çok sıkılıyorum yürüyüş bandına çıkıp koşuyorum bazen yürürken ders çalışıyorum ara verip deli gibi odada zıp zıp kabile danslarını amdıran figürler sergiliyorum. bazen mekik şınav falan:) yani çok atipik gelebilir ama tipik bir tus öncesi sendrom. bi arkadaş kurstan -kendsi erkek- ne kasıyon yaa bırak bak ben kaç kilo aldım hiç takamam bunları ders çalışıyozz diyor. ama ben kilo alırsam hiç çalışamam dedim. ne alaka dedi, moralim bozulur bu kez kafamı buna takarım dedim. meğer daha öçnce dersaqneden de bi kız arkadaşı benzer şeyler söylemiş. kız mantığı.. :)
sonuç: bu başlığın sebebi efenim şu an dibini gördüğüm bazılarının vazo iddialarına muhattap kalan kupamın içindeli mis kokuılu çaydı. kış çayı, lütfen deneyin hem çok lezetli hem çok faydalı.
bir buçuk litre suya bir adet elma(dörde bölünüp), 5 adet karanfil, bir adet çubuk tarçın ve bir avuç ıhlamur. sevgiler....

3 yorum:

irem dedi ki...

ama tarifte bi eksik var: pamuk prenses, onun evi, pembe minderli köşesi, sarı kupaları, fonda da aşk sakızı...

boynu bukuk bir papatya dedi ki...

hala eksik, yanında en sevdiği dostları, onların güzel yüzleri, tatlı sohbetleri....

sticker dedi ki...

miu miu bag
miu miu bags
miu miu handbag
miu miu purse
miu miu wallet