12.05.2010

ilk görüş ve ankaraya dönüşüm

Ankaradayım, tus tercihlerini yapmak için gelmiştim. babam cezaevine girdikten sonra onu mutlu edebilmemin tek yolu sınavda başarılı olmaktı. benden özellikle istedi, derslerine çalış kuzum dedi. benim buna ihtiyacım var, benim sana ihtiyacım var... adana'da denedim bir hafta ama mümkün olmuyordu. eve giden gelen eksik olmuyor, 15 sene önce Kozanın bilmem ne köynde bile baktığı hastalar geçmiş olsuna geliyordu. Her çalan telefonda kalp atışları hızlanıyor,her çalan kapıda ''belki de..'' diye heyecanlanıyordum. Tabi gün boyu ağlamalarım ve herkesin bana ağlıyorum diye kızmları da cabası. içime kapandım iyice, odamdan çıkmaz oldum, elimde biyokimya kitabı yatağın üstünde öylece çalışmaya çalıırken 9 gün geçmişti. ve tabii ankaraya gönderdiler beni. gönderdiler demeyim de ben de anladım ki orda kalırsam bu iş olmayacak. ilk görüş günü babamı görüp çıktım yola.
İLK KAPALI GÖRÜŞ
ben sanırdım ki tel örgüler arkasında olacak babacığım. ellerine dokunaabilecek parmaklarım. meğer öyle değilmiş. 2 tane kalın cam,arasında 20 cm boşluk ve ortada demirden parmaklıklar vardı.telefonla konusuyrsun. 15 dk, görüş bittiğinde ışıkları kapatıyorlar,5sn sonra tekrar açtıklarında baban gitmiş oluyor. ışıklandırma çok zayıf ve camlar sanki yıllardır silinmiyordu. karşındakinin yüz ifadesini bile seçemiyorsunuz. iyi ki de seçemedik,yoksa babam dolan gözlerimi görürdü. ağlamamak için kendimi sürekli çimdikliyordum. eve döndüğümde her yerim mosmor olmuştu. Babacığım bize gülüyor,her zamanki şımarıklıklarını yapıp bizi de güldürmeye çalısıyordu. iyidi, emindi kendinden, memurlar kğusunda kalıyorum ingilizler var ingilizce çalışıyorum artık diyordu. şiir yazar, güzel yazar babacığım. shakesperare'ye rakip olacakmış..Kendine iftira eden sevigli bashekimi de onunla aynı koğuştaymış. napıyorsun dedim o adamla, napiim dedi,burada ancak kardeş olunur biz de kardeş olduk dedi. (tabii babam bilmiyordu o kardeş hala avukatı aracılığıyla bbamı sağlık bakanlığında tanıdığı milletvekillerine şikayet etmiş..ah canım babacığım...) Babam böyleydi, kendi hakında bir yerel gazetenin yaptığı (yalan) haberlere karşılık açtğı tazmiat davasını kazanmış,gazetenin sahibi benim kanser hastası çocuğum var yapmayın diye ağlayınca parayı avukatla geri göndermişti. ama babam tutuklandığında en acımaszı ve saçma haberler yine aynı gazeteden haftalarca mansetten yayınlandı. insanlara ve insaflızlıklarına lanet ettim.

öyle bir yer ki ceza evi, çalışanlar mahkum yakınlarına bile katil muamelesi yapıyor. halbuki sdece devlet memurusun sen be adam. sorduğun sorulara cevap yok, geç!sıraya gir! eğil üstünü arayacaz,çok yaklaşma bana ayakkabılarımı kirleteceksin! ayakkabılarını çıkart! ne terliği be yalın ayak geçeeksin!... Allahım diyosun,benm ne işim var burada. beklerken avluda,aranma sırasında, nüfus cüzdanı sırasında, etrafıma bakındım. bana benzeyen benim gibi giyinen bekleyen o kadar az insan vardı ki. hani başka bir ülkeye gittiğinde eğer varsa türkler hemen birbirini tanır ve bulur ya. öyle oluyor. değişik diller, farklı giyimler, tuhaf bakışlar ve senin gibi ürkmüş birkaç aile birbirine tutunmuş ayakta durmaya çalışan. babamın koğuşunda yatan başka bir dr beyin eşiyle tanıştık. hikayesini anlattı, 3 aydır bekliyormuş dosyalarının hazırlanmasını.bize içeriyle ilgili bilgi verdi, rahatlar,hasta bakıyorlar revirde dedi. böyle şeylere seviniyorsun, haftada 2 defa sıcak su verdikleri için yüzün gülüyor,sonra neye sevindiğini farkedip yeniden üzülüyorsun. işte böyle gitgellerle bitti ilk görüş. kapıdan çıkarken hüngür hüngür ağlıordum. Anneciğim tüm gücüyle gözlerinde süzülen yaşları kuruluyor dimdik yürüyordu. dağ gibi, çelik gibi. şaşkınlık ve hayranlıkla kazdıdım o sahneyi kafama. ve babamın anneme neden bu kadar aşık olduğunu daha iyi anladm.
ankara otobüsüne bindiğimde babama bir mektup yazdım, ankaraya gidiyorum ababacığım diyordum, kızın senin için br sınav kazanmaya gidiyor...

1 yorum:

Koşan Kaplumbağa dedi ki...

:(( bazı şeyleri kendin için yapmalısın papatya. senin kendin için yaptıkların babanı da annenide sevindirir zaten fazlasıyla. baban neden cezaevinde? belki eski postlarda girmişsindir ama bakmadım yalan söylemeyeyim. umarım en kısa zamanda kavuşursun sevdşükret ki gidip görebilceğin bir yerde. ya dönüşü olmayan bir yere gitseydi???