1.03.2008

HAYAT beni RAHAT bırak!!!!

serserilik yazın esen akşam üstü rüzgarı gibidir. denizin yorduğu bedeni ılık suda yumuşatıp, uykuyla sarıp sarmaladıktan sonra çıkılmış, ayakta kum taneli, bir yürüyüş sırasında saçlarınla oynayan.

ve ben uzun zamandır mutsuzum.

napıcağını bilemeyen bir insan, olması gerekenlerin peşinde sürüklenip giderken nasıl mutlu olur ki.

4 ay sonra mezun oluyorum. mecburi hizmete gitmek.. uzmanlığa girmek...doktor olmak, istemiyorum. en azından şimdi istemiyorum. fransada küçük bir şehirde bir kafede kurabiye yapmak istiyorum. aldığım paraya sadece bir oda kiralayabilmek ve vanilya kokmak istiyorum, türk usulü demleme çayıyla ikram ettiğim...

biliyorum bu çok hayal. ama karar verdim

gerçekleştirebilecek kadar gerçek olan hayallerim de var zulada.

bitliste mecburi hizmette olan en yakın arkadaşm bu şehre taşınacak. beraber eve çıkacaz, küçük olacak. tıkış tıkış yaşamaya çalışacaz. ben kanun o ud çalacak, belki bi mekanda, belki kaldırımda ya da kendi kendimize. belki de ders veririz. yan flüt öğrenicem. ayda 5-6 gün özel bir poliklinikte nöbet tutup bizi geçindirecek kadar para kazanıcaz. 24 saati 100 ytl, fena değil..aç kalmayız ne de olsa, paramız bitince sokaklarda kendi yapığımız şeyleri satarız..kolye,pano,boyalı çorap, ne gelirse. bi de handmade etiketi uydururuz üstüne.. ekmekten önce tiyatro bileti alırız. en berduş mekanları keşfederiz. her türlü müziğin dinlendiği, ve duygunun dillendiği yerler bizim olur. sigaraya başlarız yeniden ve her masada bir kül düşer parmak izimizi taşımayan.

telefonlarımızı değiştiririz. kimse bize ulaşamaz biz istemeden. annemizi özleyince ararız,istersek ağlarız. demek için çıkarız gece yarısı sokaklarda ankersörlü telefon bulmaya ,sevgilim...seni seviyorum... yeniden aşık olmak ister miyiz??? özgür bırakırız ruhumuzu.dilediği yere konar beynimiz avuçlarımızda sıkışıp kalmaktan kurtulur. hiç olmadığı kadar güzel şarkı söylemeye başlarız. sesimize şaşırırız. kendimize şaşırırız, bildiğimizi bilmediğimiz kelimeler dökülür kalememimzden , dudaklarımızdan. gözyaşlarımızla barışır yanaklarımız. silmeden biz onlar dilediğince akar,akar... yeni insanlar tanırız. gece radyoda şiir okuyan tok sesli bir frekans yakalarız belki. uzaktan hayal ederiz yüzünü ellerini. sonu gelmeyen sohbetler ederiz, ilk ışıkla yorgun gözlerimiz kapanır ,biz gülümseriz.

abuk sabuk kıyafetler alırız. belki eski kıyafet satan bi yerler keşfederiz. onları alıp kendi istediğimiz gibi kesip dikeriz yeniden. belki sadece bi düğme ekleriz belki pantolondan etek yaparız. elimizden gelir ne de olsa..

sokak çocuklarıyla takılırız. onlarla beraber lunaparka gideriz. ya da normal parka. salıncakta sıra kavgası yaparız.

paramız olursa tree binip istanbuula gideriz. deniz kenarında, geçmiş zamanı iyotla beraber içimize çekeriz.

hep arnavut kaldırımlı sokaklar buluruz kendimize yürüyecek...gölgemizle beraber 4 kişi dolaşırız...

bunları sana telefonda anlatırken bile o kada mutlu oldum ki... olmaz mı, hayat bize bi süre de olsa izin vermez mi.. bizim ellerimizde şekillenmez mi...olmaz mı???...

1 yorum:

hiç kimse ve hiç bişey hakkında her bişey dedi ki...

ne kadar aynı hissedilen her şey, ben ne kadar bunalmış vaziyetteyim hayattan.. beni de rahat bıraksa.. yakamı, ruhumu, yüreğimi bıraksa..
çok yorgunum..