8.10.2010

zaman geçmiyor

babacığım...
annemi aradım az önce. almamışlar mahkeme salonuna. dışarda bekliyorlarmış. onlar orda bekliyor seni. ben burda. bir yandan hastaları aspire ediyorum, kan alıyorum.. bir yandan hocalara saçma kibarcık gülümsemeleriyle hastaları sunuyorum.. insanlar normal bir gün yaşıyor. personel bakım yapıyor,hemşireler surat yapıyor, asistanlar visit atıyor... ben yeniyim ya şimdilik beni pek adam yerine de koyan yok. zaten ben yokum bugün. cismani bir varlığım sadece o kadar. sen napıyorsun? bugün, sabah mahkemeye giderken ne hissettin. aylardır üzerine ilk defa takım elbise giyind,n. oysaki sen çok severdin güzel giyinip kokular sürmeyi.. tıraş olup öyle jilet gibi... ellerine kelepçe taktılar mı? mahkemeye girertken aptak basın seni öyle çekecek diye üzülmüştün... çektiler mi? normalde yasakmış ama bi paket sigaraya girip çekiyorlar demiştin. hayat bu kadar ucuz ki, kiminebir paket sigara, kimine 300bin dolar... ama neticede pul işte... çektilerse de gülümsemişsindir sen. seni ıkılmış görmek isteyenlere meydan vermemişsindir. yıkılmadık çünkü hepimiz iyiyiz di mi? sadece bekliyoruz, geçmesini. bak ben işe başladım sınavı kazandı. kardeşim okuluna devam ediyor. annem her hafta yanına geliyor hep yanına geliyor hep yanında işte. biz hep yanındayız. her gün mektup yazıyoruz sen yazıyorsun. iyiyiz yabi di mi? .... ben gidiyorum yoksaa ağlıcam

2 yorum:

Bucera dedi ki...

Biliyorum rahatlamam için yazıyorsun soru sorsunlar diye değil sormuyorum sadece gözlerim doldu, belki biliyosundur yazılarımdan baba acısı çekerim hala. Babamı bir kazada kaybedeli yıllar oldu ama acısı hala içimde. İlk zamanlar telefonunu çaldırırdım telefonumda aranıyor '' babam'' görmek için mektup yazamadım adresi yoktu.....işte öyle

boynu bukuk bir papatya dedi ki...

ne demek olduğunu ancak tahmin edebilirim, acının büyüklüğüne sadece boyun eyebilirim...söyleyecek hiç bi şey yok bazen...bu da onlardan birisi