28.11.2008

ama korkma, lütfen korkma...

güneşe rağmen soğuk esen rüzgar ankara ayazına nispet yapıyordu. yokuş yukarı tırmanırken taş döşeli yola düşen gölgemi izliyodum. tek katlı bahçe içinde sağlı sollu evler sıralanıyordu her adımıda. mevsim itibariyle soyunmuş dallar gökyüzüne uzun parmaklar gibi uzanıyordu. kiminin üstünde kalmış bi kaç kırmızı yapraksa, en küçük hava akımına dahi direnç gösteremeden son yolculuğuna süzülüyordu. yatılı okulda ilk taramamı yapmaya gidiyordum. paltomun yakasını birleştirip okula girdim.......
kötü koku karşıladı bizi. karanlık koridorlar, karanlık sınıflar. küme yapılmış tahta sıralar ve birer ikişer oturan çocuklar. önce 1. sınıflara girdik. hepsi çok mu minikti yoksa bana mı öyle gelmişti. sınıflara hızla girip çıkmaya başladık. gerekli olanların ellerine reçetelerini verip ocağa çağırıyorduk. 5 ya da 6. sınıf olsa gerek. birbirinden pek farkı olmayan başka bi sınıfta, uzun bacaklarını sığdıramadığı sıradan ,yanına yaklaşınca ayağa fırladı. gri ceketinin yakaları pot yapmış-muhtemelen veraset sistemine katılmış bir ceket, kim bilir kimden- .
otur, kalkmana gerek yok canım.
ellerini uzattı, uzun tırnaklarının içinde bi önceki tenefüsten kalma toptak kalıntıları, çatlak elleri, yer yer kanamış...
tırnaklarını kesmeyi unutmuşsun, bak kirlenmiş.
çocuk birden irkildi. elleriyle başını korumaya aldı.
noldu?
kormuştu!!!
niye korkuyosun ki bi şey yapmıcam.
oysa ben saçına bakmak için elimi kaldırmıştım.

sessiz geçen bi kaç saniyede ben onu o da beni anlamıştık. ikimiz de boynumuzu büktük, yüzümüzdeki acıyı saklamak için. ikimiz de dudaklarımızı ısırdık, göz yaşlarımıza hakim olmak için.
ellerim saçlarında gezindi, usulca okşadım.bi şey diyecek oldum, ne diyeceğimi bilemedim. bi sonraki çocuğu hiç hatırlamıyorum. ve o sınıftan nasıl çıktığımı da.
burada yaşadığım her şey o ana deydi işte. o çocuğun saçlarını bi daha okşayabilmek için bir ay beklicem...

2 yorum:

gülni dedi ki...

bekle bebeğim, bi kez daha gel demem!!!

boynu bukuk bir papatya dedi ki...

:) gelicem cnm
ve o çocuğun saçlarını okşarken de en çok seni özlicem